”Niye bağırıyorsun bana? Tek ilgilendiğin bu mu senin? Odamın toplu olması mı? ”

Odasının toplu ya da dağınık olması beyninde olup bitenlere benzer. Bu, ergenin içinde bir düzen kurduğu kutsal bir düzensizliktir. Peki, bu gerçekten düzensizlik midir? Matematik ödevinin ya da pembe tişörtünün yerini bilir mi? Genellikle evet. Ebeveyne dağınıklık gibi görünse de onun bu dönem sürecindeki düzeni budur. Aynı zamanda bu, onun alanını işaretleme yöntemidir. Ayrıca, misafir geleceği zaman yetişkinler ortalığı topluyorsa, arkadaşlarının gözünde çok düzenli bir oda, “Ben hâlâ çok uslu ve çok düzenli küçük bir çocuğum” anlamına gelecektir. Ergen böyle bir yargıdan endişe duyar, derli toplu olmayı hiç istemez!

Düzensizlik her zaman düzen yokluğu anlamına gelmez. Farklı araştırmalar dağınık kişilerin daha yaratıcı, daha organize, daha etkili olduklarını, önceliklerini daha iyi belirlediklerini, daha kesin hedefleri olduğunu göstermiştir. Dağınıklık ve yüksek IQ arasında bağlantı vardır.

İlerisi için endişelenmeye gerek yok; bu sadece bir evre. Öte yandan, gittiği bir tatil kampında yatakhaneyi toplama yarışını kazanmış bile olabilir… Eğer hâlâ çocukluk odasında yatıyorsa, artık ona yeni mobilyalar almanın, yaşadığı alanı ona yaraşacak şekilde yeniden düzenlemenin zamanıdır.

Kuralları birlikte kararlaştırabiliriz, örneğin: Kirli sepetindeki çamaşırlar yıkanacak. Kâseler ve tabaklar iki günde bir mutfağa getirilecek. Elbette, odasındaki kirli çamaşır ya da bulaşıkları toplamamak için kendimizi tutmalıyız ki yaptıklarının doğal sonuçlarıyla karşılaşsın.

Sırası gelince, kendi isteklerimizi de dile getirebiliriz: “Bu akşam misafirlerim gelecek; bilirsin evi gezdirmeyi severim, senin odanı da gösterebilir miyim? Cevabın evetse, o sırada odan toplu olursa memnun olurum.”

Peki, neden yarım saatliğine ailece büyük bir temizliğe girişmiyoruz? Fonda bir müzik çalsın, biz de temizlik yapalım! Birlikte, daha eğlenceli olur!

Hem sonra, dağınıklığa karşı daha hoşgörülü olalım. Bu ONUN odası ve belki de dağınık olması zekâsının gelişmesini sağlar… Bununla birlikte, yerlerde gezen kullanılmış mendillerin dağınıklık değil, bir mesaj (bilinçdışı) olabileceğine de dikkat edelim. Bu kötüyüm demektir. Avazımız çıktığı kadar bağırmakla sorun çözülmez. Ona ne olduğunu anlamak ve yardım etmek için, aramızdaki bağları yeniden örüp onunla yeniden iletişime geçmeliyiz.

Artık Hiç Anlaşamıyoruz Kitabından

Isabelle Filliozat