Hatırlıyorum, çocukken ormanlarda dolaşır, gördüğüm hemen her şeyi merak ederdim ama çoğu zaman bu merakımı giderecek cevaplar bulamazdım. Şimdi elimde bir kitap var ve bu kitap sizin elinizdekiyle aynı! Okurken kendi çocukluğumda böyle bir kitabım olmadığı için ister istemez bir iç geçirdim. Ama şimdi ben de sizinle birlikte aynı öykünün içindeyim; her sayfası dolu dolu ve rengârenk. O güzel orman öyküsü başlıyor!

Öykü, Fransa’da geçiyor ve daha ilk sayfalarda çocuklar modern bir bilge olan ak sakallı Hubert Reeves ile rüya gibi bir ormana giriyorlar. Geçmişte pek çok efsaneye konu olan bu orman, hayali bir yer değil, gerçek ve adı da Arden. Ve diyorlar ki, “Arden aslında çok büyük bir orman bölgesi; Belçika’ya,
Fransa’ya, Lüksemburg’a ve hatta bir parçası da Almanya’ya uzanır.” Evet gerçekten de öyle ama ben burada başka bir şey daha söylemek istiyorum: Aslında bu orman çok daha büyükmüş; tüm Avrupa’yı kateden, Trakya’dan bugünkü Türkiye’ye sokulan ve Anadolu’nun kuzeyini baştan sona aşarak nihayetinde Kafkaslar’da son bulan büyük, çok büyük bir orman varmış eskiden.

Son buzul çağının ardından hızla gelişen bu orman, maalesef insanların sorumsuz davranışları sonucunda binlerce parçaya bölündü ve küçüldükçe küçüldü, küçüldükçe küçüldü… Bu küçük parçalardan biri de İstanbul’daki Belgrad Ormanı. Artık elimizde kalan her ormanı korumalı ve gelişmesine yardımcı olmalıyız; bunu yapan insanların olduğunu biliyoruz, onlar bizim esin kaynaklarımız. Kitapta adı geçen öykü kahramanı Elzéard Bouffier bu insanlardan biri. Bouffier, hayatı boyunca ağaç tohumları ekiyor. Bu karakter bizim tarihimizdeki Ahmet Bedevi’ye öyle çok benziyor ki. Ahmet Bedevi kim, diye soruyorsunuz sanırım. Yaşadığı dönemde ona Manisa Tarzanı diyorlardı. Savaş sırasında yanan Manisa ormanlarını yeniden yeşerten, hayatının sonuna kadar fidan diken kişidir o.

Doğaya öykünen bu güzel işe siz de bir fidan dikerek başlayabilirsiniz. Yaşadığınız yer için pek çok tür seçmeniz mümkünse de bir ormanın yakınlarına fidan dikmeyi düşünüyorsanız önemli bir şeye dikkat etmeniz gerekir: Bu fidan o ormanda yaşayan bir tür olmalı çünkü bir orman kendi bütünlüğünde büyük bir uyuma sahiptir ve içindeki zenginlik, çeşitlilik milyonlarca yılda oluşur; bu kusursuz uyuma dışarıdan bir müdahale en son isteyeceğimiz şey olmalı. Kitabın sayfalarını çevirdikçe ormandaki canlı veya cansız, sayısız varlığın birlikte oluşturdukları bu uyuma tanık olacaksınız. Bu uyumu kendi gözlerinizle de görebilirsiniz. Umarım ilk fırsatta bir ormanla tanışırsınız veya bunu yaptıysanız onu daha da yakından tanırsınız.

Bazen, gezegenimiz Dünya’nın uzayda dolaşan küre şeklinde bir canlı olduğunu düşünüyorum. Üç buçuk milyar yıldır soluk alan bir canlı ve ormanlar da onun çok önemli bir organı. Aynı zamanda inanılmaz, karmaşık ve bir o kadar da düzenli harika bir yapı ve emin olun çok daha fazlası! İşte bu yüzden yazmayı bırakıyorum artık; Hubert’le çıkacağınız yolculuğa daha fazla geciktirmek istemiyorum sizi ve bu cümlenin sonuna hepimiz için yan yana üç nokta koyuyorum…

Volkan Yalazay
Kırsal Çevre ve Ormancılık Sorunları Araştırma Derneği

Bu yazı Orman: Hubert Reeves Anlatıyor kitabının önsözünden alınmıştır.