Stellaluna, bir meyve yarasasının hikâyesi. Meyve yarasalarıyla tanıştığım günü daha dün gibi hatırlıyorum. Pek bilinmez ama bu yarasalar Türkiye’de de yaşar; adları da Mısır Meyve Yarasası’dır. İsimlerini, yediğimiz mısırdan değil, en sık görüldüğü ülkelerden biri olan Mısır’dan alırlar. Yaz ve bahar aylarında bir gece; Antalya, Mersin veya Hatay’da meyve ağaçlarının bol olduğu bir parka giderek siz de onları görmeyi deneyebilirsiniz. Şansınız yaver giderse, tepetaklak bir şekilde meyveleri yediklerini görebilirsiniz.

Bense bu yarasalarla tanışmak için gündüzlerini geçirdikleri bir mağaraya gitmiştim. Yarasalar bizlerin aksine gündüzlerini uyuyarak, geceleriniyse yiyecek bulmak için dolaşarak geçirirler. Uyumak için mağaralarda bir araya gelirler; yani mağaralar evleridir. Eğer bu mağaralara zarar verilirse, mesela yıkılırsa veya mağaraların ağızları kapanırsa, evsiz kalacakları için yaşamları tehlikeye girer. Biz, yarasa araştırmacıları da, böyle mağaraları bulur ve bu mağaraların koruma altına alınması için çalışırız.

Meyve yarasaları ile tanıştığım mağaraya da işte böyle bir sayım yapmak için gelmiştik. İple inilerek girilen mağara, sonra 4 metre yüksekliğinde bir koridor şeklini alıp karanlığa doğru uzanıyordu. Bu koridorda ilerlerken daha önce bir mağarada hiç duymadığım sesler işittim. Yarasalar, karanlıkta yaşadıkları için yollarını ve yiyeceklerini sesle bulur. Yüksek frekanslarda çığlıklar atar ve bu çığlıkların duvarlardan, böceklerden yansımasını dinleyerek nerede olduklarını anlarlar. Bu sesler yüksek frekanslarda olduğu için biz duyamayız. Ama birbirleriyle konuşma, şakalaşma ve kavga etme seslerini duyabiliriz. Duyduğumuz sesler de işte bu türdendi.

Fenerimi tavana doğru tuttuğumda yaklaşık 300 meyve yarasası gördüm. Bir anda bir ışık yanınca şaşırmışlardı. Ben de ne kadar büyük olduklarını görünce şaşırmıştım. Türkiye’de yaşayan diğer yarasa türleri böceklerle beslenir ve kanat açıklıkları yaklaşık 25 santimetre kadardır. Meyve yarasalarının kanat açıklığı ise 70 santimetreye kadar ulaşabilir! Kocaman gözleri fenerden ötürü parlıyordu. Rahatsız etmeden hemen kaç tane olduklarını saydık. O gün yaklaşık 3000 meyve yarasası saymıştık. Küçük bir şehir gibi!

Yarasaları araştırırken birçok yere gittim ve doğa hakkında yeni bilgiler edindim. Yarasalardan öğrendiğim önemli şeylerden biri de canlıların ne kadar çeşitli olabilecekleriydi. Örneğin biz bir kelimeyle “yarasa” desek de, birbirinden farklı özellikleri, farklı görünüşleri olan 1400 kadar yarasa türü var! Stellaluna’nın hikâyesi size yarasaların bu farklı özelliklerini anlatacak.

Siz de kendi keşiflerinizde etrafınızdaki canlılara dikkat etmeyi hatırlayın; etrafımız muhteşem canlılarla dolu!

 

Emrah Çoraman

Doğa Bilimci