Çocuğunuz “Ailesini” Nasıl Resmediyor? | Kuraldışı Çocuk

Dr. Roseline Davido’nun çığır açıcı bir klasik sayılan ve pek çok dile çevrilen kitabı Çocuğunuzu Resimlerinden Keşfedin, hem çocuklarının gelişimini yakından takip etmek isteyen anne babalara hem de konunun uzmanlarına (pedagoglar, psikologlar, psikiyatrlar, öğretmenler) hitap eden önemli bir kaynak. Evinizdeki ufaklık eline kalemi aldığı andan itibaren onu hangi evrelerin beklediğini merak ediyorsanız önce bu yazıya göz atın, ardından zevkle okuyacağınız bu harika kitabın sayfalarına buyurun.

Çocuklukta ve daha sonraki yıllarda aile duyguların, sevgi ve huzur isteğinin, cömertliğin ve empatinin olduğu kadar, saldırganlığın, kızgınlığın, suçluluğun, kıskançlığın ve terk edilme korkusunun da ana kaynağıdır. Bu nedenle, çocukların çoğu zaman resimlerinde ailelerini konu etmeleri ve bunları ana babalarına, kardeşlerine, seni çok seviyorum, seni özlüyorum, geçmiş olsun, özür dilerim gibi cümleler eşliğinde hediye etmeleri şaşırtıcı değildir.

En yaygın haliyle aile testi, iki kısımdan oluşur: Çocuğa 21 x 29,7 cm boyutlarında bir kâğıt verilir ve başka bir açıklamada bulunmadan “bir aile” resmi çizmesi istenir; daha sonra, ikinci bir kâğıda “kendi ailesini” çizmesi istenir.

İlk resim, çocuğun başkalarının yaşadığını düşündüğü ideal aile ortamını temsil eder. Komşunun tavuğu komşuya kaz görünmez mi zaten? Bu resim daha çok çocuğun “arzularını” yansıtırken “ailesinin” resmi, yaşadığı aile ortamını gösterir. Burada aile bireyleri arasındaki ilişkileri ve bağları görürüz. Çocuk bu resme özellikle duygularını aktarır. “Bir aile resmi” çizmeleri istendiğinde, çizdikleri ilk resmin kendi aileleriyle örtüştüğünü öne sürüp, ikinci resmi yani “kendi ailelerinin resmini” çizmeye yanaşmayan çocuklar olur. Bu çocukların kendi ailelerini örnek aile olarak gördükleri için mi hayal gücü eksikliği çektiğini sorgulayabiliriz.

Genellikle, sürekli yasak ve kısıtlamalara maruz bırakılarak kendileri gibi olmalarına fırsat verilmeyen, boğucu bir aile ortamında yetişen çocuklar, ailelerini gerçekçi biçimde çizer.

Öte yandan ödipus karmaşasından kaynaklanan çatışmalar, çocukların davranışlarına ciddi ölçüde ket vurabilir; bazı çocukların aile resmi çizememesine yol açan da budur.

Ödipus karmaşasını atlatamayan çocuklar, gerçeğin titizlikle yansıtılmış temsili olan ikinci aile resminde, kendilerini asla kendileriyle aynı cinste olan ebeveynleriyle özdeşleştirmez.

Çocuğun “Aileye” Karşı Tutumu

Bahsi geçen aile resimlerini yapmadan önce çocuğu gözlemlemek ve dinlemek gerekir. Kafasındaki aile kavramı henüz netlik kazanmamış olabileceği için bu test, çocuğa zor gelebilir hatta onu usandırabilir. Testi uygulayan kişinin, çocuğu etki altında bırakmamak için sorduğu hiçbir soruya cevap vermemesi, sadece onu cesaretlendirmesi gerekir. Gözlemcinin, “Anneyi, babayı çiz” diye müdahalede bulunduğu bir “aile testi” başarılı olmaz. Çocuğun çizdiği resme dâhil etmediği şeyler, göz ardı edilemeyecek kadar önemli ipuçları sunar. Çocukların en sık sorduğu soru şudur: “Dedemi, teyzemi, bakıcımı vb. de çizmeli miyim?” Çocuk bazı kişileri tasvir etmekte zorlandığı için onları çizmemeyi seçebilir. Aile üyelerinden herhangi birine yönelik saldırganca duygularını, o kişiyi “aile resmine” dâhil etmeyerek gösterebilir. Saldırganca duygularını bu şekilde ifade etmesi gayet normaldir: Bu sayede ona kendini ifade etme, açılma imkânı sağlanır.

Bu duygular her zaman tümüyle olumsuz değerler içermez; bir sıkıntının veya büyük bir utancın göstergesi olabilirler. Çocuğun resmini aceleyle tamamladığı da olur, zamanını verip büyük bir aşkla yaptığı da!

Havadaki Kolların Anlamı

Bir insan resmi çizen kişi, genellikle çizdiği kişiye hareketli ya da hareketsiz bir görünüm katan kol ve bacaklar da çizer. Gözlemci, aslında çizerinin yansıması olan bu kişinin, iyimser mi yoksa kötümser mi olduğuna bu uzuvların yönlerine bakarak karar verebilir.

“Ağaç testinde” de kişilerin dinamizmi ve dalların yönlerine aynı ilkeden yola çıkarak yaklaşabiliriz. Resmedilen kişilerin nasıl çizildiğini değerlendirerek çizerin, o kişiye karşı saldırgan ya da sevencen bir tutum içerisinde olduğunu anlayabiliriz.

Ailesinin resmini çizen bir erkek çocuk, şayet babasını bastırarak, kalın çizgilerle, annesini ise hafif çizgilerle çiziyorsa bu çocuk, büyük bir ihtimalle ödipus (Oedipus) karmaşasını (kompleks) atlatamamıştır. Dolayısıyla babasına karşı saldırgan, annesine karşı da sevecen bir tutum içindedir. Çizgilerindeki keskinliğin değişimi, çocuğun resmini yaptığı kişilerle ilgili duyguları hakkında fikir verir. Bir resmi yorumlamaya kalkarsanız, kalem uçlarının ince olabileceğini ve bunun yanlış yorumlarda bulunmanıza yol açabileceğini de hesaba katın!

Ne olursa olsun, eğitimli bir göz, sadece resimdeki çizgilere bakarak bile çizerinin mutlu mu, üzgün mü, atılgan mı, yavaş mı, bunalmış mı, sevinçten havalara uçar halde mi yoksa sadece nötr biri mi olduğunu anlayabilir.